Tekdüze değil.
Mono, tek ve aynı demek. notmono aynı olmayanı yapar: damarı, birleşimi ve tonu her parçada benzersiz düşen masif ahşap mobilyalar.
Bir masanın etrafında.
Bir evde en çok şey bir masanın etrafında olur. Sabah kahvesi orada soğur, kitap orada açık kalır, misafir geldiğinde konuşma oraya toplanır. notmono bu yüzden masayla başladı: yere yakın duran, elin her gün değdiği, yıllarca aynı yerde kalacak bir parçayla. Böyle bir parçanın gerçek ahşaptan olması gerektiğini düşündük; damarıyla, ağırlığıyla, zamanla değişen tonuyla.
Doğadan gelen formlar.
Suyun yuvarladığı bir taş, bir ağacın kovuğu, ufukta uzayan bir çizgi. Parçalarımız adlarını da biçimlerini de buradan alır. Köşeyi yumuşatırız, ayağı bir heykel gibi düşünürüz, fazlasını çıkarırız.
%100 masif ahşap.
Kaplama değil, MDF değil, sunta değil. Her parça baştan sona masif ahşaptır; ceviz tonunda, mat yüzeyle bitirilir. Masif ahşap yaşayan bir malzemedir: damar, budak ve ton her parçada başka düşer. Bu yüzden iki parça hiçbir zaman birebir aynı olmaz.
Kendi atölyemizde.
Her parça kendi atölyemizde, kesimden yüzey işlemine kadar aynı çatı altında üretilir. Üretimi kendimiz yaptığımız için ölçüyü ve tonu mekâna göre değiştirebiliyoruz: bir evin oturma odası için de, bir otelin lobisi için de.
Doğadan aldık, doğaya veriyoruz.
Her notmono parçası için bir fidan bağışlıyoruz. Fidanın sertifikası, parçayla birlikte size ulaşır.
Gerçek ahşap asla aynı olmaz.